Göremiyor, bende kimseye etki edemiyor gibiydim. Ufak bir oda. Yatağın hemen ayak ucuna yerleştirilmiş işlemeli koyu kahve ahşap yerler en net aklımda kalan şeyler olmuş. Ufak bir kamaradan gelen sle kamaranın camından baktım. Kapıyı açmaya çalıştığımda içinden geçmem sonucunda kamaraya duvarları yok sayarak girdiğimi anımsıyorum. Bej, nedense renk olarak kirli bir bej ve oldukça canlı koyu kahve.
Time. Long. Long. Short short short. T're spelling our SOS. I say wait what the man kept checking and there were these others until there was a place I.